Ekonomik sistemler

 Ekonomik sistemler

Ekonomik sistemler, pandemi dönemi ile birlikte önemi ve gücünü fazlasıyla hissettiren ekonomi kavramını oluşturan ekonomik sistemleri sizlere aktaracağım. 

Öncelikle ekonomik sistem kavramı 

Bir toplumda mal ve hizmetlerin üretimini, ticaretini, dağıtımını ve kaynakların üretime tahsis edilmesini düzenleyen, ayrıca üretimi kimlerin yapacağına karar veren uygulamalar ve ilkeler bütünüdür. Ekonomik sistemler kavramının en belirgin özelliği politik ve ideolojik temelli olmasıdır. Böylelikle siyaset ve ekonominin arasında güçlü bağ olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bunun sonucunda dünyadaki siyasi yapıları ekonomi temelinde incelemek de uygun bir yöntemdir. 

Ekonomik sistemler nelerdir? 

+ Sosyalizm: Kelime anlamı olarak bakıldığında üretici gücün insan, insan emeği ve dolayısıyla toplum olduğu düşüncesinden yola çıkılarak oluşturulmuş bir sistemdir. Bu modeli savunan iktisatçılar tarafından toplumun esas alındığı iddia edilse de, yetkiyi toplum adına devlet kullandığı için, etkin güç devlettir. Kişilerarası eşitlik vurgusu yapılır. Kamu yararı ve toplum ön plandadır. Toplum ile birlikte hareket etme ve buna uygun bir biçimde örgütlenme ve çalışma planlanır. 

+ Komünizm: Marksizm’e göre Sosyalizm’den sonra hedeflenen nihai noktadır. Sözcük temelinde, ortak çalışma ve ortak bilinç vurgusunu öne çıkarır. Üretim araçları tüm toplumun ortak malıdır. Fakat yaygın bir kabule göre temel belirleyici özelliği; sınıfsız bir toplum oluşturulmak istenmesidir. Komünizmde insanlar eşittir. Komünizm’i, sınıflar ve meslekler arası gelir, eğitim, statü, yaşam standardı farklarını elden geldiğince en aza indirmek olarak algılayan daha gerçekçi yaklaşımlar da mevcuttur. 

+ Kapitalizm: Bireyci bir modeldir. Sözcük kökünde incelendiğinde üretici gücün para ve dolayısıyla sermaye yani sermaye birikimine sahip olan herkes ticaret ve üretim yapabilir. Kamu hukuku ve kamu yararı kavramı da bulunmakla birlikte özel hukuk ve kişi hakları ön plandadır. Özel teşebbüsün üretim ve ticareti gerçekleştirdiği sistemlerdir. Sermaye az sayıda insanın elinde yoğunlaşır. Serbest Piyasa Ekonomisi geçerlidir. Piyasadaki üretim ile ürün ve hizmet fiyatları arz ve talep kanunları çerçevesinde serbestçe şekillenir. Yani ürün az bulunuyorsa ve ona yönelen talep de mevcutsa, fiyatı yüksek olur, ürün çoksa fiyatı düşer. Bu sistem sonucunda oluşan burjuva sınıfının, parasal gücü olanların piyasaları ve siyasi hayatı yönlendirmesi göz ardı edilemez bir gerçektir. 

+ Liberalizm: kavramı siyasal, ekonomik ve toplumsal özgürlükleri savunur. Geniş kapsamlı bir kavramdır. Özgürlükçülük anlamına gelen bu kavram kimi zaman Kapitalizm ile eş anlamlı olarak kullanılır veya Kapitalizmi de içerdiği öne sürülür ve öyle anlaşılır. Bazen de Kapitalizmin bir sonucu olarak görülür. Liberalizmin uygulamadaki sonuçları; Serbest piyasa ekonomisi, parlamenter demokrasi, çok partili rejimleri de beraberinde getirir. 

+ Karma ekonomik model: Sosyalist ve Kapitalist sistemlerin uyumlu bir bileşimi olarak düşünülebilir. Kısmen devletçi ve kısmen özel sektöre dayalı bir üretim mevcuttur. Kamu yararı ve kişilik hakları eşit öneme sahiptir. Devlet ekonomik hayatı yönlendirir ve müdahil olur. Genellikle karma ekonomi uygulanan ülkelerde, devlet üretim araçlarına farklı oranlarda sahiptir fakat özel sektör de yasak değildir. Daha çok kalkınmakta olan veya kalkınma hamlesini yeni başlatan ülkelerde uygulanır ve işe yarar. İhracat teşvik edilir. İthalattan mümkün mertebe kaçınılmaya çalışılır. 

+ Faşizm: Gerçek kelime anlamı, lidere bağlılığı ve birlikte hareket etmeyi vurgular. Tarihsel olarak siyasal anlayışı şekillendiren unsurun milletler veya halklar arasındaki farklar, karşıtlıklar çekişmeler ve savaşlar olduğu düşüncesi hareket noktasıdır. Bu sistemde amaç üstün bireyleri desteklemek ve zayıf bireyleri sistem dışına taşımaktır. Ekonomik uygulama açısından ise, başarılı işadamlarının çıkarlarını savunup ve onları teşvik ederken işçi sınıfının sendika ve diğer kuruluşlarını yok etme şeklinde yorumlanmıştır. 

+ Emperyalizm: Yayılmacı ve sömürgeci ekonomiler meydana gelmiştir. Kapitalizmin bir ileri aşamasıdır. Kapitalist sistemin kendi ülkesi dışına çıkarak başka ülkelere yayılması, diğer ülkelerin hammadde, işgücü, enerji, yer altı ve yerüstü kaynaklarını sömürmesidir. Faşist sistemler de zaten emperyalizm’e yatkındırlar ve yaygın olarak uygularlar. Emperyalist ülkeler kendisine göre az gelişmiş olan ülkelerin pazarları ve piyasalarını ele geçirirler. Bu ülkelerin siyasi, ekonomik, toplumsal denetimine egemen olunur. Bunun sonucunda kendine bağımlı hale getirilir. 

+ Anarşizm: Her tür otoriteyi, yönetim anlayışını ve devleti reddeden görüştür. Herkesin eşit olduğunu, insanın devlet kurumuna ihtiyacı olmadığını savunur. Alman felsefeci Max Stirner’e göre; anarşist ekonominin uygulanabilmesi için özel mülkiyetin, özel mülkiyetin olmaması için de devletin ortadan kaldırılması gerektiğini savunur. Bu sistem hakkında ilklerden olan ve anlaşılır bir ifade ile İngiliz William Godwin; Bir insanın en yetenekli olduğu zanaat konusunda yönlendirilmesi ve uzmanlaştırılması, bu uzmanlaşan kişinin de ürettiklerini ihtiyacı olanlara dağıtması, ve ihtiyaç duyduğu ürünleri de, bunları üreten kişilerden alması gerektiğini, ancak bu dağıtımın her zaman için bedava olmasını, takas usulünün kesinlikle kullanılmaması gerektiğini ifade etmiştir.  

Tugay Başoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir