Karşılıkların muhasebeleştirilmesi

 Karşılıkların muhasebeleştirilmesi

Karşılıkların muhasebeleştirilmesi gelecekte meydana gelecek muhtemel zararlar için karşılık ayrılıp finansal tablolara yansıtılmasında ;  finansal tabloların doğruluğu, güvenilirliği ve kullanıcıların doğru bir şekilde karar alması açısından oldukça önemlidir.

Karşılıklar, aşağıda yer alan koşulların varlığında finansal tablolara yansıtılır (TMS 37, md.14):

  • Geçmiş olaylardan kaynaklanan mevcut bir yükümlülüğün bulunması,
  • Yükümlülüğün yerine getirilmesi için ekonomik fayda içeren kaynakların şirketten çıkmalarının muhtemel olması,
  • Yükümlülük tutarının güvenilir bir biçimde tahmin ediliyor olması.

Eğer bu koşullar karşılanmıyor ise, herhangi bir karşılık finansal tablolara yansıtılmaz.

İşletmenin Geçmiş Bir Olayla İlgili Mevcut Bir Yükümlülüğünün Bulunması

İşletmeler, geçmişteki yükümlülük doğuran bir olay ile ilgili olarak ortaya çıkan mevcut yükümlülükler için karşılık ayırabilirler. Bu yükümlülükler, yasal yükümlülükler olabileceği gibi, zımni kabulden doğan yükümlülükler de olabilir. Yasal yükümlülük ya mevcut bir sözleşmeden kaynaklanabilir ya da hukuki bir uygulama sonucunda ortaya çıkabilir (KGK TMS 37: md.10).

Zımni kabulden doğan yükümlülük, işletmenin üstleneceği sorumlulukları üçüncü şahıslara, yaptığı açıklamalarla belirterek, bu şahısların zihninde geçerli bir beklenti yaratması ile oluşur (KGK TMS 37: md.10).

Yükümlülüğün Yerine Getirilmesi İçin Ekonomik Fayda İçeren Kaynakların İşletme Dışına Çıkma İhtimalinin Bulunması

TMS 37 madde 23’e göre işletmelerde karşılık ayırabilme şartı, öngördüğü yükümlülüğün yerine getirilmesi için ekonomik yarar barındıran unsurların işletmeden çıkması ihtimalinin çıkmama ihtimalinden yüksek olmasıdır. Yani ekonomik yarar sağlayan kaynakların çıkması ihtimalinin %50’nin üzerinde olduğunu belirlenmesi ya da tahmin edilmesi durumunda karşılık ayrılabileceği sonucu ortaya çıkar. Eğer bu oranın %50’nin altında olduğu öngörülmüşse, bu durum finansal tablo dipnotlarında açıklanır, ancak karşılık ayrılmaz.

TMS 37 de 23. maddenin dipnotunda standartta geçen olası kelimesinin açıklanmasından yola çıkarak bir olayın gerçekleşme olasılığının yüzde elliden fazla olması gerektiği şeklinde yorumlanabilir (Özbek, 2016: 22).

Bundan hareketle işletmelerin ekonomik yarar içeren kaynaklarının;

  • %10 dan düşük tespit edilmesi halinde işlem yapılmaz.
  • %10 ile %50 arasında tespit edilmesi halinde artık koşullu borç söz konusudur ve işletmenin finansal tablolarında dipnotlarda gösterilir.
  • %50’den fazla tespit edilmesi halinde olası durum söz konusu olduğu için karşılık ayrılır.

Yükümlülük Tutarına İlişkin Güvenilir Bir Tahmin Yapılabilmesi

Karşılığın muhasebeleştirilmesi, borç tutarına yönelik gerçekçi bir öngörünün yapılabilmesine bağlıdır. Yani karşılık ayırırken riskleri ve belirsizlikleri önemsenmeli; geçmişte yaşanan deneyimler ile uzmanların fikirlerinden yararlanılmalı bu sayede en gerçekçi sonuca ulaşmak hedeflenmelidir. Mali tablolar hazırlanırken ihtimallerden yararlanmak, mali tablolara olan güveni zayıflatmaz (Özerhan ve Yanık, 2012: 457).

Karşılık olarak muhasebeleştirilen tutar, mevcut bir yükümlülüğü yerine getirmek için bilanço tarihi itibariyle yapılması gereken harcamayla ilgili en iyi tahmin olmalıdır. Karşılıkların değerlemesinde farklı yöntemler kullanılır. Karşılık ayrılacak konu bir grup unsurla ilgili olarak müşteri para iadeleri, büyük topluluklar için garantiler gibi hususlarsa beklenen değer yöntemi, kullanılır. Yeniden yapılandırma, çevre temizliği, dava dosyasının kapanması gibi durumlarda, gerçekleşme olasılığı en yüksek sonuç yöntemi kullanılır. Paranın zaman değerinin önemli olduğu uzun vadelere yayıldığı durumlarda bugünkü değer yöntemi tercih edilir (Saban, Küçüker, ve Küçüker, 2019: 50-51).

Karşılıkların Tutarının Hesaplanması

Karşılık tutarları doğru ve güvenilir bir şekilde ölçülmelidir. TMS 37’e göre 39,40 ve 45. maddesinde de belirtildiği üzere karşılık tutarını ölçmek için aşağıdaki yöntemler kullanılır. (TMS 37, 2019: 6).

Beklenen Değer Yöntemi (İstatiksel Tahmin Yöntemi)

İstatiksel tahmin metodun ismidir. Muhtemel sonuçlara aralığın tespit edildiği durumlardan ve bu aralıkların her bir noktanın diğerine benzediği durumlardan, aralığın orta noktası bulunur.

En Muhtemel Sonuç Yöntemi

Tek bir sorumluluğun ölçüldüğü durumlardan, en muhtemel sonuç borcun en gerçekçi tahmini olabilir. Böyle durumlarda işletme diğer olası sonuçları değerlendirir. Diğer sonuçların en olası sonuçtan genellikle yüksek ya da genellikle düşük olduğu durumda, en iyi tahmin söz konusu daha yüksek ya da daha düşük miktar olur.

Bugünkü Değer Yöntemi

TMS 37 madde 45’e göre, karşılık tutarında, paranın zaman değerinin önemli olduğu olaylarda, yükümlülüğün yerine getirilmesi için gerekeceği tahmin edilen giderlerin bugünkü değeridir Bu durumlardan karşılıklar iskonto edilir (TMS 37, 2019: 7).

Sitemizdeki diğer haber yazılarını okumayı unutmayın.

Ramazan Karakaya

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir