Savaş ve ekonomi

 Savaş ve ekonomi

Geçmişten günümüze birçok örneği mevcut olan savaşların, ülke ekonomileri üzerinde derin etkiler bıraktığı aşikârdır. Günümüze bakacak olursak Rusya-Ukrayna arasındaki gerginlik de buna bir örnektir. Bu yazımda sizlere savaş ve ekonomi kavramlarını ele alacağım. 

Savaş ekonomisi nedir?  

Bir devletin, ekonomisini savaş zamanında ayakta tutabilmek adına ve ülkesinin en az hasarla kurtulabilmesi için aldığı önlemlerin genel adıdır. Başka bir deyişle, Philippe Le Billon bu olguyu “vahşetin kontrol altında tutulabilmesi amacıyla kaynakların üretim, aktarım ve paylaşımının düzenlenmesi” olarak tanımlamaktadır. 

Savaş ekonomisinin işleyiş süreci 

Savaş zamanlarında ülkeler, yurt içindeki iktisadi kaynaklarını, halkın refahını artıran kalemlerden çekip savaşta kullanılacak ürünlerin üretimine kaydırır. Bu nedenle savaş zamanlarında karaborsacılık ve enflasyon artar. Bunların sonucu ile halk önceki döneme göre daha fakirleşmesinin yanında önceki dönemlerde görece ucuz ama tercih edilebilir olan ürünlere de erişimi kısıtlanır. Temel ürünlerin (gıda, temizlik, giyecek, iletişim) dağılımında askerî birimlere öncelik verilir. Savaş ekonomisinin bir de siyasi boyutu vardır. Savaş ekonomisi uygulama kararı siyasiler için oldukça zordur çünkü başka olası durumların da değerlendirilmesi gerekir. Örneğin, halkın çok yüksek enflasyon oranları ile karşı karşıya kalması kesin olduğu gibi buna rağmen savaşın kaybedilmesi durumu da ihtimaller dahilindedir. Bu sonucu siyasiler istemeyeceğinden ülkeler tamamıyla savaş ekonomisi uygulamak yerine diğer birimler için ayrılan bütçelerden azar azar keserek askeri birimlerin bütçelerini desteklemeyi seçerler. Bu sayede savaşın iç siyasetteki maliyetini de en aza indirmiş olurlar. 

Savaşların ekonomik sonuçları 

Savaşların ekonomik sonuçlarını ele alacak olursak, hem tarihi itibariyle hem de görece etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için II. Dünya Savaşı ile örneklendirmek faydalı olacaktır. 

+ II. Dünya Savaşı’nın tüm dünyaya toplam maliyetinin 1.5 trilyon dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bu miktarı paranın zaman değeri üzerinden değerlendirecek olursak o döneme göre bir yıkım etkisi yarattığını düşünmek yanlış olmaz. 

+ Savaşta demiryolları, köprüler, limanlar, su kanalları, yollar büyük zarar gördü. Avrupa şehirleri harabeye döndü. Yaklaşık 50 milyon insan yaşamını yitirdi. 30 milyon insan mülteci durumuna düştü. Fabrikalar yıkıldı. Tarım alanları silah atıkları ile doldu. Böylece maddi zarar daha da büyüdü. 

+ 1939-1945 yılı arasındaki savaş sürecinde dünyada tarım ve sanayi üretimleri büyük düşüş yaşadı. Ülkelerin milli gelirleri ortalama %30-40 oranında ve Avrupa ülkelerinde GSMH ortalama %25 oranında azaldı.  

+ Avrupa ülkelerinde enflasyon fırladı. Örneğin, bazı Avrupa ülkelerinde ürünlerin fiyatları savaş sırasında 35 kat arttı. Ticari ürünler, paradan daha değerli ticari değişim aracı haline geldi. 

+ Savaşa katılan ülkelerin paraları Amerikan doları karşısında yaklaşık yüz kat değer kaybı yaşadı. Örneğin 1945’te 1 Amerikan Dolarının değeri yaklaşık olarak 119 Fransız Frangı değerindeydi. 

Sonuç olarak insanlık tarihi boyunca var olan savaşlar, birçok yıkımı beraberinde getirmiştir. Ekonomiler üzerinden değerlendirdiğimizde Savaşlar nedeniyle nitelikli işgücünün ülkeyi terk etmesi ile göçlerin arttığı görülmüştür. Yaralanma, malul kalma ve ölümler sonucunda nüfusun azalması, üretim ve milli gelirde ciddi kayıplara yol açtığı gibi üretimdeki yetersizlik de halkın belini büken yüksek enflasyon gerçeğini beraberinde getirdiği tarihteki örnekleri itibariyle net bir şekilde görülmüştür. 

Tugay Başoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir