Sigorta sektöründe Solvency II düzenlemeleri

 Sigorta sektöründe Solvency II düzenlemeleri

Günümüzde Sigorta ve Reasürans şirketleri varlıklarını sürdürebilmeleri için bazı finansal koşulları sağlaması gerekmektedir. Solvency II, adlı bu düzenleme ile bu finansal standartlar düzenlenmiştir. Başka bir deyişle sigorta sektörünün kurtarıcısı ifadesini kullanmak yanlış olmaz.  

Solvency II nedir? 

 Solvency II, tüm AB üyesi ülkelerde, sigorta ve reasürans şirketlerinin, ödeme gücü gereksinimlerini ortaya koyan, daha riske duyarlı ve daha çok karmaşık olan risklerin gerçekleşmesi durumunu da kapsayan, tüm AB sigortacıları ve reasürörleri için 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, düzenlenen kurallar bütünüdür. Sadece küçük olan işletmeler, 5 Milyon Euro’dan az geliri olanlar, bu yeni kurallara tabi olmayacaklar. Ancak, isterlerse ‘tercih etmeyi’ seçebileceklerdir. 

Solvency II ile amaçlanan nedir? 

Solvency II ile hedeflenen, sigorta ve reasürans şirketlerinin finansal sağlamlığının oluşturulması ve özellikle zor zamanlarda hayatta kalmalarını sağlayacak yapıya ulaşmalarını sağlamaktır. Bu, hem poliçe sahiplerini (tüketiciler, işletmeler) hem de bir bütün olarak finansal sistemin istikrarını korumaya yönelik olduğundan, gerekli görülmüştür. Bu kurallar aynı zamanda aktüeryal risk yönetimine rehberlik etmektedir. Böylelikle, olumsuz olayların önceden tahmin edilmesi ve böyle durumların daha iyi ele alınması sayesinde, sigortacılık pazarının gelişmesini kolaylaştırılması, sigorta hizmetlerinin sunulmasında, yeterli seviyede bir tüketici güveninin sağlanması amaçlanmıştır. 

Solvency II ile düzenlenen riskler nelerdir? 

+Piyasa riski: sigorta veya reasürans şirketinin aktif varlıklarına ve teminat altına aldığı yükümlülüklerine etki edecek finansal yatırımlarının, piyasa değerlerinde belirli bir seviyede veya oynaklıkta oluşabilecek riskleri yansıtması gerekir. 

+Faiz oranı riski: Faize duyarlı varlık ve yükümlülüklerden kaynaklı riskler. 

+Kur riski: Döviz kurlarının seviyesindeki veya oynaklığın belirsizliklerinden, net varlık değerlerindeki değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Para birimine göre, toplam varlık ve yükümlülük riskidir. 

+Gayrimenkul riski: Gayrimenkul varlıkların piyasa değerine karşı duyarlılıktan kaynaklanan risklerdir. 

+Alım-Satım farkı riski: Risksiz faiz oranının üzerinde olması beklenen kredi alma-verme faizi oranında oluşacak oynaklıklardan dolayı, “Net Aktif Varlık” değerindeki değişmelerin hesaplanmasıdır. 

+Üçüncü taraf iflas riski: Sigorta veya reasürans şirketinin üçüncü taraflarla olan finansal işlemleri temelli ve bu şirketlerin iflasından dolayı sahip oldukları riski belirtmektedir. 

+Hayat riski: Hayat sigortası ürünlerinin satışını gerçekleştiren sigorta şirketlerinin karşı karşıya kaldığı riskleri içerir. 

+Ölüm riski: Sigorta şirketinin satışını gerçekleştirdiği vefat riskini de içeren ürünleri fiyatlandırmada seçilen mortalite (ölüm) tablosunun oranlarında, belirli oranda yapılan artışla, öncesi ve sonrasında net varlıklardaki (varlıklar-yükümlülükler) değişim tutarıdır. 

+Uzun yaşam riski: Sigorta veya reasürans şirketlerince, poliçe sahibinin ölümüne kadar tekrarlanan anüite ödemelerine ilişkin yükümlülükleri bulunması halinde ve ölüm oranlarında bir düşüşün, teknik yükümlülüklerde bir artışa neden olduğu durumlarda oluşmaktadır. 

+Maluliyet ya da Hastalık riski:  Hastalık, kaza ya da sakatlık durumunda,  hastalık, kaza ya da sakatlığa bağlı tıbbi masraflar ile ölümle sonuçlanan hastalığın neden olduğu diğer her türlü ödemelerle veya yükümlülüklerle  ilgilidir. 

Tugay Başoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir